İsrail’in ‘infaz planı’ ve ‘kırmızı hücre’

İsrail, Gazze’deki ve dünyadaki Hamas liderlerini öldürmeyi planlıyor.

Haberi 1 Aralık tarihli WSJ’den (Wall Setreet Jorunal) okudum.

Hedefteki ilk en üst düzey lider 7 Ekim barbar saldırısının Başkomutanı Yahya Sinwar, onun sağ kolu Muhammed Deif ve bir o kadar önemli komutan Marwan Issa…

Ve… Gazze’nin dışında olan Başkan Halid Maşal ile üst düzey siyasi şef ile İsmail Haniye… Bu ikisinin 7 Ekim saldırılarını televizyondan izlerken kutlama yapıp dua ettikleri görüntüler video olarak yayınlanmıştı.

Ayrıca çok sayıda ikinci, üçüncü derecede Hamas liderleri…

Belki yüzlerce…

İNTİKAMA İKİ MEZAR

NYT’de (New York Times) Thomas Friedman dün bu plana karşı

satırlara imza attı.

“Konfüçyüs’e

atfedilen” şu söylemle başlıyor yazısına:

“İntikam yolculuğuna çıkmadan önce 2 mezar kazın. Biri düşmanınız için, diğeri kendiniz için…”

Ve şöyle devam ediyor:

İsrail’in kör bir öfkeyle hareket

etmesi, “Hamas’ı yeryüzünden silmek” gibi ulaşılamaz bir hedefe kilitlenmesi endişe vericidir.

İsrail, sonsuza dek Gazze’de sıkışıp kalabilir.

Milyonlarca Filistinliyi bir insani krizin ortasında yönetmek batağına saplanabilir.

Daha da kötüsü…

İsrail’lilerin yeniden güvenini

sağlamaya çalıştığı İsrail ordusunu bir kör dövüşünün ortasında

yıpranmaya, itibarını bir kez daha yitirmeye sürükleyebilir.

İsrail infaz grubu Hamas’ın kurucularından Halid Maşal’ın kulağına zehir sıktılar. Maşal birkaç saat sonra ağrı, kusma ve benzeri şikayetlerle hastaneye kaldırıldı, kısa bir süre içerisinde komaya girdi. Olay büyük bir devletlerarası skandala neden oldu.

KIRMIZI HÜCRE

Friedman yazısında CİA’nın

“kırmızı hücre” veya “kızıl takım”

olarak adlandırdığı legal askeri ve

siyasi emir komuta zincirinin dışında kalan “çok özel -yarı resmi gizli- yapılanmaya” işaret ediyor.

Bu birim devlete “daha ulaşılabilir, daha akılcı, gerçekçi alternatifler” önermekle görevli.

Kırmızı hücre, “alternatif seçenekleri ve potansiyel ikinci, üçüncü dereceden etkileri” araştırıyor.

Beyaz Saray’a, Pentagon’a, Dışişlerine öneriyor…

Friedman İsrail’e Amerika’daki gibi bir “kırmızı hücre” öneriyor.

Ayrıca bir de “mavi takım…”

“Kırmızı hücrenin” önerilerini tartışacak, irdeleyecek ikinci bir “süzgeç…”

Büyük devletin görünmeyen ama dengeyi sağlayan, akıl yoluna ışık tutan kurumlarına bir örnek bu.

ABD bunlara rağmen

Dış politikada büyük hatalar yapmadı mı?

Elbette yaptı. Yapmakta.

Ancak…

Süper devletin “hata yapma lüksü” vardır. Küçük ve orta ölçekli devletler ise bu lükse sahip değildirler.

İsrail’e dönelim 6 milyon nüfuslu bir ülke ne denli güçlü olursa olsun “büyük

ve vahim hata” yapmamalıdır.

Bu lüksü taşıyamaz.

Friedman İsrail’in “kırmızı hücre” ve onu da tıpkı senato gibi irdeleyecek “mavi takıma” ihtiyacı olduğu görüşünde.

Demokrasiler giderek otoriterleşirken “kırmızı ve mavi hücrelere” sahip olabilseler keşke. Hele de Ortadoğu’da…

Bu coğrafyada “mükemmel” hiç bir zaman menüde yer almadı ki…

BİRDEN FAZLA SAAT

FT’ye (Financial Times) göre 7 Ekim’den bu yana 50’den fazla

Hamas orta düzey komutanı -yaklaşık-

5 bin Hamas militanı öldürüldü.

24 Hamas taburundan en az 10’u

“devre dışı” denebilecek durumda.

Buna rağmen Gazze’nin sadece yüzde 40’ı işgal edilebildi. Kuzey Gazze’nin tamamı için iki haftadan 1 aya kadar süre gerekecek.

Sonrasında…

Sinwar ve Deif’in doğum yeri -Gazze’nin ikinci büyük şehri- Han Yunus…

Ardından Gazze’nin en güney ucunda Mısır sınırındaki Refahiye.

Bu sonuncusu Mısır’a açılan tünellerle Hamas’ın oksiijen kanalı…

Kuzey’deki operasyon milyonlarca sivilin yığıldığı güney Gazze’de “aynen” uygulanamaz.

“Yer değiştirin” uyarılarıyla bir oraya, bir buraya bitkin, yorgun, isyankar insan dalgaları sevk edilemez.

İsrail’in Gazze stratejisi esnek.

Şöyle ki… Sahada operasyonel ilerleme.

Uluslararası baskının büyüklüğü.

İsrailli rehinelerin tümüyle serbest bırakılması.

Yani…

“Birden fazla saat” belirleyici olacak.

Daha önceki İsrail askeri operasyonları gibi “hakem düdük çalar, çatışma biter” gibi bir beklenti olmasın.

İNTİKAM SİCİLİ

İsrail intikam sicilinin ilk sayfaları ikinci dünya savaşı boyunca 6 milyon Yahudi’yi fırınlarda yakan Nazilerden hayatta kalanların bulunmaları ve infaz edilmeleriyle başlar.

………………….

Sonrasında…

1972 Münih olimpiyatlarında 11 İsrailli sporcuyu kaçıran ve öldüren Filistinli militanların infaz sayfaları yer alır.

Bu operasyonun sorumluları dünyanın çeşitli coğrafyalarında gizlendikleri yerlerde saptanmış, hepsi tek tek öldürülmüştür.

Yıllarca süren bir operasyondu bu.

İsrailli suikastçılar 20 yıl boyunca Münih katliamıyla bağlantılı Filistinlileri, Fransa, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve Lübnan’da

tek tek öldürdüler.

İnfazları gerçekleştirengrubun içinde bulunanlardan biri o yılların İsrailli genç komandosu Ehud Barak’tı.

1973’te kadın kılığına giren Barak, Münih saldırısıyla bağlantılı

3 Filistinli militanı öldürmek için Beyrut’a giden ekibin içindeydi.

3 Filistinli de birkaç dakika içinde öldürüldü.

Yıllar geçti. Ehud Barak, İsrail Başbakanı oldu. Bu operasyona “Tanrının Gazabı” adı verilmişti.

“Tanrının Gazabı Operasyonu” büyük yönetmen Steven Spielberg tarafından filme alındı. Oscar’a aday gösterildi.

……………………..

1997 yılında Başbakan Netanyahu, “Hamas’ın kurucusu Halid Maşal’ın öldürülmesi” emrini vermişti.

İsrail ekibi Kanadalı turist kılığında Ürdün’e girdi.

Başkent Amman’daki Hamas siyasi bürosunun önünde

Maşal’a saldırdılar. Kulağına ölümcül bir zehir sıktılar.

Maşal komaya girdi.

Ürdün Kralı, İsrail’e derhal Maşal’ın hayatını kurtaracak panzehiri göndermesini aksi halde İsrail’le her türlü siyasi, diplomatik ilişkileri keseceğini bildirdi.

İsrail bu ültimatom üzerine Maşal’ın hayatını kurtaracak panzehiri gönderdi.

Ayrıca Hamas’ın ruhani lideri Yasin’i ve 70 önemli Filistinli mahkumu serbest bıraktı.

Maşal hâlâ hayatta.

…………………

2010 yılında İsrailli ajanlar sahte Avrupa pasaportlarıyla Dubai’ye uçtular.

Tenis giysileriyle Dubai’de Hamas’ın silah tedarik lideri ve askeri kanat kurucusu Mahmud el-Mabhuh’a yaklaştılar.

Onu da zehirlediler.

Mabhuh önce felç oldu, sonra da öldü.

Peki rehinelerin takas görüşmelerini yapan Katar’daki Hamas liderleri açık hedefken ona neden dokunulamıyor?

Çünkü Hamas “Katar’ı kesinlikle karşısına almak istemiyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x